Yoğurdu Sen Yaparsın ama Kaymağını Başkaları Yer!

Uzun zamandır gündem ile ilgili bir şeyler yazmaktan alıkoydum kendimi. Kendi kendime sansür uyguladım, hatta daha eğlenceli ve faydalı olabileceğimi düşündüğüm uğraşlar buldum kendime. Youtube ile ilgilenmeye başladım, yakın çevremin ihtiyaçlarına çareler aradım ve dedim ki nasıl olsa bizim toplumumuz okumayı sevmiyor, dinlemeyi sevmiyor, ciddiyeti sevmiyor, eleştiriyi sevmiyor hatta bunun aksini yapan herkese karşı topyekün savaş açıyorsa o zaman benden bu kadar…

Diye düşünürken bir baktım ki içimde beni yiyip tüketen “bir şeyler yapmalıyım” dürtüsünü kontrol edemiyorum. O nedenle işin tuzu biberi olan bu son güncellemesi ile “WhatApp” beni iyice çileden çıkardı. Neden mi?

1-Zaten güvenlik açıkları olduğunu biliyorduk.

2-Zaten veri madenciliğini duymuştuk.

3-Zaten güvenmiyordum ama….

Adamlar utanmadan ya güncellemeleri yüklersin ya da uygulamadan gidersin diye resti çekiyor ve sosyal medya bağımlısı kitleler de buna “kabul ederim” diyor inanabiliyor musunuz?

Ben bu bloğa başlarken insanların okumayı sevmediğini biliyordum ve yazdıklarımın beni popüler etmesi bir kenara inşallah en azından birileri okur da olumlu yönde motive olur diye düşünüyordum. O nedenle bunu ya beni merak edip ismimi aratan kişiler görecek ya rastgele birilerine denk gelecek ya da gerçekten okursever birileri burayı keşfedecektir motivasyonu ile kaleme alıyorum.

Değerli arkadaşlar her uygulamada bu güvenlik açıkları ve belli sıkıntılar var ama “FBI bizi mi izleyecek lo” kafasından bir kurtulun artık. Özel hayatını TikTok üzerinden yeterince paylaşanlardan, intagramdan bedenini çarşaf çarşaf sergileyenlere ya da benim gibi YouTube üzerinden ses-görüntü-içerik paylaşmakla çok farklı bu durum. En büyük fark ise birinde kendi iradeniz ile paylaşım yaparken ikinci durumda sizin haberiniz olmadan masum görünen küçük veriler adeta çalınıyor.

Şöyle düşünün; haberiniz olmadan birileri telefon numaranızı okul tuvaletine yazıp ekliyor:

-22 yaşında,
-İzmirli,
-Sarışın,
-Anadolu Üniversitesinde okuyor,
-Annesi 46 yaşında,
-Sevgilisi yok,
-1076 sokakta oturuyor,
-Babası ile annesi ayrı,
-Alkol ve sigara içiyor vs.

Nasıl? Hoşunuza gitti mi? Korkunç geliyor değil mi kulağa?

İşte FACEBOOK ve ortakları da sizi bu şekilde şirketlere pazarlıyor. Düşünsenize mezhep, siyasi görüş gibi daha hassas bilgiler de bu şekilde paylaşılıyor!?

Evet paylaşılıyor. Trump seçim kampanyasında bu şekilde veri temin etti hatırlarsınız.

Şu bağlantıdan haberi olmayanlar için yazalım Mark Zuckerberg şu şirketlere sahip: FACEBOOK=Instagram=WhatsApp

Ben de WhatsApp kullanıyordum ama Instagram ve Facebook hesaplarımı aylar, yıllar önce kapatmıştım. O nedenle Whatsapp uygulamasını silerek Bip, Telegram, Viber, Signal, Dedi uygulamalarını aynı anda yükledim ve kullanıyorum. En çok Telegram’ı beğendim ama Signal’in WhatsApp ile organik bağını da keşfettim.(Yazılımı kim yaptı? Araştırın şaşıracaksınız.)

-Bip ve Dedi: Yerli ve Milli
-Telegram: Rusya merkezli
-Viber: Japonya merkezli
-Signal: Amerika merkezli (Elon Musk)

Toparlayacak olursak kendi çevremdeki insanların bile rahatlığına şaşırıyorum. Bırakın tepki göstermek adına uygulamayı silmeyi bildiğin cahil cahil benimle tartışmaya girmeleri ve benim cahil olduğumu öne sürmeleri gerçekten çok üzücü.

“Milli” kelimesi o kadar rahatsız ediyor ki bizim insanımızı yemin ediyorum sadece ailemin iki üyesi var “dedi” uygulamasını indiren, bir tane de arkadaşım indirsin diye çok ısrar ettim ve iki gün sonra onun da sildiğini gördüm uygulamayı.

Üzülerek yazıyorum ve üzülerek söylüyorum “mahallenin delisi” olmak sanırım bu olsa gerek. İnsanların boş verdiği ve size muhalefet ettiği konularda yorulmadan doğruyu söyleyebilmek gerçekten önemli.

Benim gibi binlerce insanın WhatsApp’ı sildiği haberi hızla yayıldı. Televizyon programlarında bir kaç gün gündem değişti ve bu tepkiler konuşuldu uzun uzun. İyisiyle kötüsüyle sesimizi duyurmayı başardık ve gündem oluşturduk. Peki sonuç ne oldu?

WhatsApp iki kere kendini savunmak için açıklama yapmak zorunda kaldı. Evirdi, çevirdi, kıvırdı sonra dedi ki biz bu süreyi Mayıs 2021 kadar uzattık. (Sizi öyle ya da böyle Zuckerbergleyeceğiz temalı. Düşmeyin tuzağa SİLİN!)

Bu geçici geri adımı kim attırdı peki?

Sizin gibi duyarlı, kafası çalışan, sorgulayan, araştıran, kültürlü ve maneviyatlı insanlar sayesinde tabii.

“Bedava yemek sadece fare kapanında olur.” demişti Ahmet Şerif İzgören’in seminerinde.

O nedenle ne kadar güvenli olursa olsun bu tip uygulamar ilerde ciddi sorunlar çıkaracak, şimdiden söylemesi. “DeepFake” kelimesini google’dan aratın bakalım neler öğreneceksiniz!!! Bu arada “google analytics” de bütün verileri saklıyor ve sonra ilgililere satıyor dip not!

Eee ben lafımı söyledim; yoğurdu biz yaptık ama kaymağını başkaları yedi…

Afiyet Olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s